Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 2008 yılında kurulan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, alanında uzman, donanımlı öğrenciler yetiştirmek amacıyla eğitimde öncü hizmetlerine devam ediyor. Hukuk Fakültesi Dekanı Şükran Şıpka ile Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Ayşegül Altınbaş, 2012 yılında yürürlüğe giren Yeni Türk Ticaret Kanunu’na yönelik verdikleri konferansı ve İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Köln Üniversitesi arasında imzalanan Çift Diplomalı Türk-Alman Hukuk Lisans Programı’nı anlatarak, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini belirtti.



Kemerburgaz Üniversitesi’ni tercih eden öğrenciler, mezun olduklarında ne gibi avantajlar elde edecekler?



 


 


Prof. Dr. Şükran Şıpka:


Kurucularımızın bakış açısıyla birlikte mezun olan öğrencilerimizin çok farklı yerlerde olacaklarına inanıyorum. Özellikle uygulamaya yönelik eğitimler ön görüyoruz. Elbette teorik bilgiler ile de eğitimimizi sağlıyoruz ama asıl gücümüz öğretim kadromuzdan kaynaklıyor. Çok yetkin bir öğretim kadrosuna sahibiz. Bu sadece benim alanım olan hukuk fakültesinde değil, diğer fakülteler için de geçerli. Yurtdışında ve ülkemizde önemli üniversitelerde dersler vermiş hocalarımız bulunuyor. İngilizce ağırlıklı bir eğitim söz konusu. Bu yüzden henüz iki yaşında olmamıza rağmen, birçok vakıf üniversitesi içinden sıyrılıyoruz diyebilirim.



İş ve staj konusunda öğrencilere sağlanan imkânlar neler?


Prof. Dr. Şükran Şıpka:


Biliyorsunuz ki, kurucumuz Altınbaş Holding. Altınbaş Holding bünyesinde de birçok şirket var. Bu yüzden belirli alanlarda mezunlarımızın başarılı olanlarına Altınbaş Holding iş imkânı tanıyor. Üniversitemizde bulunan takı tasarım bölümünden mezun olan öğrenciler, Altınbaş’ta çalışma imkânına sahip olabilecekler.



Sizin bölümünüz olan hukuk fakültesinden bahsedelim biraz. Bir öğrenci neden Kemerburgaz Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ni tercih etmeli?


 



 


Prof. Dr. Şükran Şıpka:


Çok sayıda hukuk fakültesi açılıyor. Bunun bir nedeni; hukukçuların işsiz kalmayacağı görüşü. Ama barolar da buna itiraz ediyor. Çünkü; bu kadar çok hukuk fakültesinin açılıyor olması beraberinde kalitesiz hukukçuların olabileceği düşüncesini getiriyor. Biz bu algıyı yıkmaya çalışıyoruz. Bu kadar çok hukukçu arasından biz farklı hukuk mezunları yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bütün programımızı, öğretim kadromuzu, bağlantılarımızı hep bu misyon üzerine kurduk. Dünyaya açılan, uluslararası hukukçular yetiştireceğiz. Bunun ilk aşaması olarak; bütün hukuk fakültesi öğrencilerimiz, yeterli değillerse, İngilizce hazırlık sınıfı okuyorlar. İyi bir İngilizce dil bilgisi edinerek, devam eden sınıflarda iyi bir hukuk İngilizcesi eğitimi alıyorlar. Bu bence çok önemli. Globalleşen hukuk dünyasında yer edinebilmek, büyük hukuk bürolarında çalışabilmek için, yöneticilerin öncelikle baktıkları hukuk İngilizcesi. Bunun yanında mümkünse ikinci bir dil edinebilmeleri onlar için artı olur. Ben İstanbul Üniversitesi’nden emekli bir hocayım ve 30 yıllık bir geçmişim var. Bütün bu tecrübemi, birikimimi ve sektörün sorunlarını harmanlayarak, öğrencilerimi de buna göre yönlendiriyorum. Bizim olmazsa olmazımız; Kara Avrupa’sı hukuk sisteminden geldiğimiz için, hukuk nosyonu kazandıracak bir eğitim vermek. Bunun yanında, öğrencilerimizi mezun ettiğimizde, iş dünyasında bocalamamaları için bazı yetkinlikleri kazandırmak. Örneğin onlara, daha öğrenciyken belirli bürolarda, kurumlarda staj imkânı tanıyoruz. Hatta bunu bir ders olarak da sunuyoruz. Ben öğrencilerimi hep adliyelere yönlendiriyorum. Adliye ve mahkeme salonu havasını solumaları, yaşayan hukuku öğrenmeleri açısından büyük bir tecrübe oluyor. Bunun yanında bizim bir yüksek lisans programımız bulunuyor. Başarılı öğrencilerimiz de o yüksek lisans programlarında, burslu ve yarı burslu olarak yer alabiliyorlar.



Yüksek lisans programının ayrıntılarından bahseder misiniz?


Prof. Dr. Şükran Şıpka:


“Uluslararası Ticaret Hukuku” adlı yüksek lisans programımız Şişli’deki kampüsümüzde devam ediyor. Şuana kadar 60’a yakın avukatın tercih ettiği çok özel bir program. Alanında isim sahibi olmuş hocalar eğitim veriyorlar. Bizim öğrencilerimizden dereceye girenler, bu programda ücretsiz olarak master yapma hakkı kazanıyorlar. Hem İngilizce bilen, hem de bu şekilde bir master yapan öğrenci alanında uzmanlaşmış olacak.



Hukuk fakültesinin önümüzdeki dönemde hedefledikleri neler?


Prof. Dr. Şükran Şıpka:


Biz döneme oldukça hızlı başladık. Geçen yıldan beri konferanslar dizisi veriyoruz. Özellikle bu konferanslarda, yeni kanunları hukuk dünyasına tanıtıyoruz. Amacımız, konferanslarla üniversitemizin ismini tanıtmak ve hukukçulara eğitim vermekti. Çok hızlı bir şekilde bu projelerimize devam ediyoruz, bunların bir kısmı ulusal, bir kısmı da uluslararası konferanslar. Geçtiğimiz ayda Swiss Otel’de yaptığımız, Türk Ticaret Kanunu’na ilişkin konferansımızda birçok tanınmış avukat, iş adamı ve şirket CEO’su katıldı. Burada amacımız, yeni uygulamaya giren Türk Ticaret Kanunu’nun sektörlere ne gibi etkileri olacağını anlatmaktı. Çok değerli hocalarımızla gerçekleşen bu konferans çok ses getirdi. Gelecek Nisan ayında da uluslararası bir tahkim konferansımız olacak. Yine uluslararası alanda isim yapmış çok değerli uzmanları getireceğiz. Bu da hukukun nasıl uluslararası uygulanabileceğini gösteren bir konferans olacak. Ayrıca biz hukuk fakültesi olarak yurtdışına çok çabuk açıldık. Her üniversitenin yaptığı gibi erasmus anlaşmalarımızı yaptık. Fakat bunun dışında da çok özel bir program hazırladık. Türkiye’de ilk defa çift diplomalı hukuk lisans programı tasarladık. Bunu da Almanya’nın en köklü üniversitesi olan Köln Üniversitesi ile yaptık. Bunu Türkiye’de hiçbir hukuk fakültesi daha önce yapmadı. Bu projeyi yapmamızın sebebi de şu; öncelikle bu programdan mezun olacak öğrenciler, her iki ülkede de hukuk mesleğini yapabilecek yeterliliğe sahip olacaklar. Alman hukuku ve Türk hukukunun entegrasyonu, her iki ülke ilişkileri açısından birçok avantaj sağlayacak.


Ayrıca bildiğiniz gibi yurtdışında almış olduğunuz hukuk diploması, Türkiye’de hemen tanınmıyor. Tanınması, denklik alınabilmesi için, Türkiye’deki bir hukuk fakültesinde fark derslerini yapmak gerekiyor. Bizim programımız sayesinde denklik durumuna gerek kalmayacak ve öğrencilerimiz her iki ülke tarafından tanınan çift diplomalı bir hukuk mezunu olabilecekler. Bizim programımız YÖK tarafından da onaylanmış bir program. İlk öğrencilerimiz de bu yıl Köln’e gittiler. Almanca bilmeyenler, bir yıl hazırlık okuyacaklar. Daha sonra iki yıl da Köln’de hukuk okuyacaklar. Başarılı olanlar, Köln’ün de aldığı öğrencilerle birlikte, üçüncü ve dördüncü sınıfta bizim üniversitemize gelerek eğitimlerine devam edecekler. Böylece, iki ayrı diploma elde edecekler. Bu onlara, çift dilde yani Türkçe ve Almanca olarak yapılan bir hukuk eğitimi sağlayacak. Ayrıca iki ülkenin hukukunu öğrenmenin yanında, İngilizce bildikleri için de Amerikan Hukuku sertifikası da alabilecekler.



Ayşegül Hanım, Türk Ticaret Kanunu’na yönelik yapılan konferansın ayrıntılarından bahseder misiniz?


Öğretim Üyesi Ayşegül Altınbaş:


Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun İş Dünyasına Etkileri konulu konferansımız 8 Aralık’ta Swiss Otel’de gerçekleşti. Swiss Otel, Assos ve Deloitte Türkiye’nin sponsorluğunda çok etkili bir konferans sunmuş olduk. Konferans ortağımız Deloitte, dünyanın en büyük denetim şirketi. Konferansımızın amacı; iş yapma kültürü açısından reform niteliği taşıyan Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği değişiklik ile ilgili tespit ve değerlendirmeleri katılımcılar ile paylaşmaktı. Şirket yönetimi, yöneticilerin hukuki ve cezai sorumluluğu, mali yükümlülükler ve denetim konferansımızın etkin konuları arasındaydı. Dört oturumdan oluştu ve iş dünyasını birinci derecede ilgilendiren konular seçtik. İş dünyası açısından bir hayli önemli ve etkili oldu. 1 Temmuz 2012 itibariyle yürürlüğe girmiş olan kanunun yol açtığı kargaşalara bir ışık tutmak amacıyla da çok başarılı geçti diyebilirim. Konferansımıza öncelikle, hukuk fakültemizin hocalarından Prof. Dr. Hüseyin Ülgen katkıda bulundu. Kendisi alanında en iyi isimlerden biridir. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun oluşumunda da yer almış bir hocamızdır. Hukuk fakültemizin güncel olan konularla ilgili olarak konferansları devam edecek. Her güncel konuyu ele alıp bilim dünyasına ışık tutmayı amaçlıyoruz.




Köln Üniversitesi ile yapılan ve çift diploma imkânı sağlayan yüksek lisans programının gerçekleşmesine öncü oldunuz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?


Öğretim Üyesi Ayşegül Altınbaş:


Köln Üniversitesi ile Bilgi Üniversitesi’nin Türk Alman Ekonomi Hukuku adı altında bir yüksek lisans programı var. 2010-2011 yılında ben o programın öğrencisiydim. Mezuniyetimiz için, program direktörümüz Prof. Dr. Heinz-Peter Mansel İstanbul’a geldiğinde kendisine, aile vakfımız Mehmet Altınbaş Kültür ve Eğitim Vakfı’nın İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi’ni kurduğunu, üniversitemize ziyaretlerinden dolayı çok memnun olacağımızı belirttim. Kendisi de bu davetimizi kabul etti ve geldiğinde kendisine Köln Üniversitesi ile ortak bir yüksek lisans programı açmak istediğimizi anlattık. Prof. Dr. Mansel, bir ailenin bir üniversitenin arkasında bu derece durmasından dolayı çok etkilendiğini ve ailemizi takdir ettiğini ifade etti. Yüksek lisans programı yerine bize, meslek kapılarını doğrudan açan çift diplomalı bir yüksek lisans programını yapmayı teklif etti. Böylece Türkiye’de ve Almanya’da bir ilk olan ve çift diploma imkânı sağlayan bir hukuk lisans eğitiminin temelini atmış olduk. İki üniversite arasında Nisan 2012 tarihinde imzalanan işbirliği protokolü ise basının çok yoğun ilgisini çekti. Bu ortak program büyük öneme sahip, zira Türkiye ve Almanya arasında yatırımlar giderek artarken, her iki ülkenin iş ve hukuk sistemini bilen nitelikli eleman ihtiyacı da artmakta. Ayrıca Almanya’da 4 milyonun üzerinde Türk kökenli vatandaş yaşıyor. Ortak programımız, özellikle Almanya’da yaşayan Türk gençlerimiz için eşsiz bir eğitim fırsatı sunuyor. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) programımızı Temmuz 2012 tarihinde onayladı. 1388 yılından bu yana eğitim veren ve Avrupa’nın en köklü üniversitelerinden biri olan Köln Üniversitesi ile bu programı yaptığımızdan ötürü, öğrencilerimiz adına çok memnunum. Programımızın ilk öğrencileri şuanda Köln’de eğitimlerini almaya başladılar. Bu program ile birlikte hem Alman hem Türk hukukuna yetkin ve çift diploma ile de donanımlı hukukçular yetiştirmiş olacağız.




 


 


Logolar.

         

Yasal.

İş bu sitede yer alan tüm bilgi, belde, resim, haber ve içerikler sadece altın sektörüne hizmet etmek, sektörle ilgili kişi yada kurumları bilgilendirmek amaçlıdır.

Bizi Arayın.

Kenan GÖRGÜ: 0 533 257 96 93
Uğur Demir : 0 505 708 75 68