Sektörün bu anlamdaki en önemli faktörlerinden biri olan 999,9 saflıktaki altın yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Dört dokuz olarak da adlandırılan saflık derecesi pazardaki avantajları da arttırıyor. Konuyla ilgili olarak İstanbul Altın Rafinerisi'nden Oktay Asker ile görüştük.



Son zamanlarda üreticilerin üretimde 999,9 saflıkta altın tercih etmeye başladıklarına tanık oluyoruz. Üreticilerin dört dokuza yönelmelerindeki sebepler nelerdir? Binde 999,9 saflıktaki altının, binde 995 saflıktaki altına göre üretim aşamasında hangi üstünlüklere sahip?



Şunu ifade etmeliyim ki, binde 999,9 saflıktaki altının binde 995 saflıktaki altına göre safsızlık miktarının düşük olması, kullanımda en yüksek verimi verebilmektedir. Saflık oranının en yüksek olduğu binde 999,9’un üretimde binde 995’e göre çok daha üstün olduğu muhakkaktır. Ürün kalitesine önem veren üreticilerin binde 999,9 saflıktaki altını tercih etmelerinin sebebi; üretim kalitesinde yaşanan iyileşmedir. Binde 999,9 saflıktaki altının safsızlık oranının sıfıra yakın olması üretim kalitesinin en üst seviyede olması sonucunu doğurmaktadır. Yanlış anlaşılmaları gidermek için bu konuda ilk olarak şunu söylemekte fayda var. İster binde 999,9 saflıkta, ister binde 995 saflıkta olsun, kullandığınız hammaddenin altın ayarı ile bir ilişkisi yoktur. Yalnızca döküm aşamasında kullanacağınız oranlarda farklılık söz konusudur.







Binde 999,9 saflıktaki altın kullanımı üretim kalitesini nasıl etkiliyor?



Bu durumu şu şekilde açıklayarak detaylandırabiliriz; Piyasada has olarak tabir edilen saf altının sahip olduğu kimyasal kompozisyon ürün kalitesinde son derece etkilidir. Düşük miktarlarda dahi olsa bazı empüriteler, dökümde renk bozuklukları, gevrekleşme ve fiske olarak tabir ettiğimiz döküm boşlukları oluşmasına sebep verebilmektedir. Örneğin yaygın olarak bulunan kurşun ve bizmut taneler arasında kimyasal bileşikler oluşturarak ürünlerde



sertleşme ve gevrekleşmelere neden olmakta, bunun neticesinde ürün yüzeyinde çatlaklar



gözlemlenebilmektedir. Bununla birlikte silisyum, iridyum ürün üzerinde bölgesel sert



noktaların oluşabilmesine sebep olmaktadır. Magnezyum ve krom oksitli bileşikleri ise tel



çekme ve haddeleme esnasında çatlaklar oluşması sonucunu doğurabilmektedir.







Peki bu saydıklarınız ürünün kalitesini olumsuz yönde etkilemiyor mu?



Kesinlikle haklısınız. Binde 999,9 saflıkta altın kullanarak bu riskleri ortadan kaldırdığınız gibi



fire miktarınızın azalması gibi pek çok konuda maliyet avantajı da sağlanıyor. Bu yüzden



özellikle son zamanlarda oldukça yüksek bir orandaki üretici binde 995 yerine binde 999,9



saflıktaki altın kullanmaya başladı. Biz de bu gruptaki oluşan talebi karşılayabilmek için binde 999,9 saflıktaki altın üretimimizi artırdık. Talebin artışı, bizim de önümüzdeki dönemde



binde 999,9 saflıktaki altın üretimimizi daha da artıracağımızı gösteriyor.


Logolar.

         

Yasal.

İş bu sitede yer alan tüm bilgi, belde, resim, haber ve içerikler sadece altın sektörüne hizmet etmek, sektörle ilgili kişi yada kurumları bilgilendirmek amaçlıdır.

Bizi Arayın.

Kenan GÖRGÜ: 0 533 257 96 93
Uğur Demir : 0 505 708 75 68