Fazıl Özen

Harmony Mücevher Taşları


MÜTAD Başkan


Aslında yıllardır mücevher taşçıları olarak konuştuğumuz problemleri ilk defa geçtiğimiz yıl içerisinde ortak bir platformda tartışmak, sesimizi doğru yerlere duyurabilmek amacıyla MÜTAD, Mücevher Taşçıları Derneği’ni Türkiye’nin önde gelen, taş ticareti ile uğraşan, konusunun uzmanı olan ve yıllardır ismine hiç leke gelmemiş insanlarıyla, firmalarıyla birlikte kurduk.


İlk beraber olduğumuz akşam yemeğimiz hala hepimizin aklında. Yoğun iş hayatımız dolayısıyla görüşmeye ve hatta tanışmaya bile fırsat bulamayan arkadaşlarımız için bu toplantılarımız çok özel, unutulmaz ve faydalıydı.


Her meslekte ve alanda Avrupa Birliğine uyum yasalarının, çağın gelişimine ayak uydurmanın tartışıldığı bir ortamda sektörümüzle ilgili konularda kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Bu anlamda gerek Avrupa, gerekse Amerika’da uygulanan standartların ve kanunların incelenmesi ve yürürlüğe konulmasına katkıda bulunarak, ilgili dernek ve odaların da işbirliğiyle en batısından doğusuna kadar ülkemizin bu standartlara uyumlu hale gelmesine çalışacağız.


Mücevher taşçıları, MÜTAD çatısı altında birleşerek, sektörde yaşanmış ve yaşanabilecek sıkıntıları gidermek, yanlış bilinenleri düzeltmek, eksik bilgileri tamamlamak ve bilinçli bir tüketici kitlesi oluşturmak gibi amaçlarla bir araya geldi.


MÜTAD, ticari hayatının büyük bir bölümünü bu konuda harcayarak, gerek pratik, gerek teorik olarak ciddi bir deneyim sahibi olmuş kişi ve firmalardan oluşan üyeleriyle, konu ile ilgili piyasada yaşanan tüm sıkıntı, problem ve gelişmelerin tartışılıp çözümlerinin üretileceği, bir platform olacaktır.


MÜTAD üyeleri, sektörün ve ülkemizin saygınlığı, tüketicinin haklarının korunması için, mücevher taşlarının doğru olarak tanınması amacıyla toplantılar düzenleyerek, bu meslek grubunda çalışanların, nihai tüketicinin bilgi seviyesini yükseltmeyi ve bu konudaki bilimsel çalışmalara destek vermeyi hedefliyor. Bu amaçlar doğrultusunda sektördeki tüm kuruluşlarla, kuyumcu odaları ve dernekleri, üniversiteler ve devletin ilgili birimleriyle işbirliği yaparak gerekli yasa ve yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanmasında ortak çalışmalar yapılacak. Ayrıca mücevher taşları konusunda da yurtdışındaki gelişmeleri, son eğilimleri takip ederek gerek üyelerini, gerek nihai tüketiciyi bu konuda bilgilendirerek, kullanımı arttırıcı çalışmalara girilecek.


Diplomasız bir berber dükkanı bile açılamadığı Türkiye’de çok gariptir ki böylesine hassas bir konuda,  dolandırıcılıktan hapisten çıkan ve taşlar hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir kişi dahi Mücevher Taşı satış yeri açabiliyor. En yakın zamanda resmi kurumların bu konuda bir düzenleme çalışması yapması gerektiğine inanıyoruz. Kontrol ve ceza yöntemiyle, nasıl altında düşük ayar problemi kontrol altına alındıysa Mücevher Taşları konusunda da aynı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.


Periyodik olarak çıkaracağımız bu bültenimizle tüm sektörün sorunları, ihtiyaçları, Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmeleri sizlerle paylaşacağız.


Tartışılmasını istediğiniz tüm konuları bize yazınız.


fazilozen@mucevhertascilaridernegi.com





Ferit Mimar

Diamond Center


MÜTAD Başkan Yardımcısı


Bizce sektördeki en önemli sorunlardan biri vadeler ve ödemelerdir. Bir başka sorun ise yüksek oranlı ÖTV’ dir. Biz ÖTV kalksın, KDV kalsın diyoruz. Bunların dışında esnaf ve son kullanıcı pırlanta ve mücevher taşları konusunda tam olarak ne aldığını bilmiyor. Ne rengi biliyor, ne de berraklığı. Herkes kafasına göre bir şey söylüyor. Mücevher taşlarının ülkemizde yeterli bilgi ile ve doğru şekilde anlaşılarak,  kullanıldığını düşünmüyorum. Gerçekten konuyu bilenlerin oranı belki de sadece % 10.


Biz taşçılar mücevher sektöründe çok önemliyiz. Fakat halk sattığımız taşları cam sanıyor. Aslında bizim satmış olduklarımız en önemli ve en değerli şey. Taşlar bir çok yerde altından bile daha önemli.

Mücevher taşlarının daha fazla ve doğru tanınması için güzel reklâm ve devlet ayarında sertifika basımı düşünülebilir. Gerçek tam teşkilatlı, devlet garantisi altında profesyonel bir laboratuar kurulmasının bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.


Bundan sonra ilgili konularda bizler MÜTAD olarak devletle diyalogu kuracak, devletle taşçılar arasında bir köprü, bağlantı olacağız. Bundan sonra konuyu bilen profesyonellerden oluşan bir tüzel kişilik olarak MÜTAD’ın devletle beraber kanunların düzenlenmesine yardımcı olması ve eksperlik yapması lazım.


 



Karat

Atilla Anlı


MÜTAD Yönetim Kurulu  Asil Üyesi


Uzun yıllardır mesleğimizle ilgili arkadaşlarımızla konuştuğumuz, dertleştiğimiz bir çok konunun bir resmi dernek çatısı altında bir araya gelinerek konuşulması, çözümler aranması çok mutluluk verici bir olay.


Daha önceki dönemlerde çok rahat bir araya gelmeye fırsat bulamadığımız meslektaşlarımızla başta ÖTV konusundaki düzenlemeler olmak üzere, doğru olmayan taş sertifikalarının yazılması, vergisini vermeyerek cepte taş satarak haksız rekabete yol açanlarla ve daha bir çok konudaki aksaklıkları çözmeye kararlıyız.


Türkiye’nin en deneyimli ve güvenilir taşçılarından oluşan derneğimiz vasıtasıyla Mücevher Taşları konusunda Türkiye piyasasındaki çok ciddi ve büyük bir boşluğu dolduracağımıza inanıyorum.


 



Mehmet Cümbüş

Mehmet Hanefi Cümbüş


Ülkemizde mücevher taşçıları olarak bir dernek kurup bir araya gelinmesi çok güzel bir şey. Derneğimizin yapacağı şeylerin çok araştırmacı ve idealist olması lazımdır. Sağlıklı bir yönetim olması, prensipleri olması, ciddi kararlar alması lazım. En azından Belçika’da olan borsanın yapmış olduğu bazı faaliyetleri prensip olarak yapılabiliriz.


Ülkemizde mücevher taşlarının daha fazla ve doğru tanınması çok önemlidir. Sektörün ve son kullanıcıların doğru bilgi alabilmeleri için en azından sağlıklı sertifika veren taş laboratuarlarının olması, hatta bunları denetleyecek güzel bir mekanizmanın olması lazım. Çünkü dünyada bazı bilinen ciddi laboratuarlarda bile hatalar olabiliyor.


Ülkemizde şu ana kadar bizim bir taş borsamız yoktu. Yeni oluşturulan borsayı bu açıdan olumlu buluyorum. Taş borsamıza muhakkak ciddi kişiler gelecek, biz de geleceğiz. Tabii girdikten sonra orada borsayla derneğin ciddi bir işbirliği ve yardımlaşması olacak. Bunun yanında borsada olan konuşmalar ve gelişmeler derneğin çalışma programını da bu yönde geliştirecek.


Sektördeki yaşanan en önemli problem, bilinçsiz şekilde, eline her taşı alanın piyasada satılması gereken değerden çok farklı fiyatlarla satış yapması. Bu kişilerin bilinçsizce, düşük veya çok yüksek fiyatla alıcıyı yanıltmasıdır. Çünkü bilinçli bir alıcı henüz Türkiye’de tam olarak oluşmamıştır.


Bunun dışında tabii ki şu anda en büyük derdimiz ÖTV. ÖTV sıfırlanır veya çok düşük olur ve borsayla birlikte piyasaya bir düzen gelir. Toptan ve perakende iş yapan esnafların irsaliye kullanmaları sayesinde müşteriden ödeme yapılmadığı zaman daha sağlıklı olarak tespit edilebilir.


ÖTV yi sıfırlarsak ya da % 1 lere düşürürsek yurtdışındaki büyük firmaların gelip Türkiye’deki borsayı ve firmaları zorda bırakacağı korkusu çok yerinde değil. Türkiye’yi onlar değil, biz biliyoruz. İtimat üzerine çalıştığımız bir piyasa olduğu için onlar trilyon dolar da getirseler bile, uzun sürede başarılı olabileceklerini sanmıyorum.


 



Altınbaş / Alstone

Nusret Altınbaş


MÜTAD Yönetim Kurulu  Asil Üyesi


Dünyaya örnek olabilecek bir güven ortamında faaliyet gösterdiğimiz sektörümüze gereken ilginin gösterilmesi ve faaliyetlerin doğru algılanabilmesi için sektörümüzün mutlaka kayıt altında olması gerektiğini düşünüyoruz. Global firmaların iş bilgisini paylaşıp ortaklıklar kurduğu ticari ortamda kayıt altında işlem yapılmasının katkısı sektöre uluslararası yeni pazarlar ve iş ortaklıkları kazandırmak şeklinde olacaktır. Sektörün altın işçiliği kadar önemli bir diğer dalı da mücevher imalatı. Ülkemiz bu konuda dünya liderliğine aday olabilecekken, gerekli yasal düzenlemelerin daha fazla geciktirilmeden uygulamaya alınmasının gerekliliği ortadadır. Elmas Borsasının açılışı ile bu sorun büyük ölçüde hallolacaktır. Diğer bir önemli unsur da pırlanta üzerindeki %20 oranında yüksek ÖTV’nin kaldırılmasıdır. Her iki konuda kaydedilecek gelişmelerle sektörümüzün ciddi bir açılım sağlaması kuvvetle muhtemeldir.


Sektörü öldüren en büyük darbe ÖTV’nin %20 olmasıdır ki bunun dünyada bir örneği daha yoktur. Bu sebeple İstanbul Altın Borsasının bünyesinde açılacak olan Elmas Borsasının faaliyetlerine başlamasıyla İstanbul’un dünya taş ticaretinde büyük potansiyelinin ortaya çıkartılacağına inanıyoruz. Mevcut haksız vergilendirmenin de önünün kesilerek İstanbul Elmas Borsasının dünya Elmas Borsaları arasında cazip bir yatırım noktası haline gelmesini umut ediyoruz.


Sektör mensuplarının diğer sektörlerle kıyaslandığında daha fazla uzmanlaşmaya ihtiyaç duyduklarını görüyoruz. Birçok teknik ve sanatsal konuda fikir ve beceri sahibi kaynakları elinde bulunduran sektörümüzde üniversitelerin de konuya gereken önemi verip, henüz hayattayken değerli ustaların bilgi ve birikimlerinden gençleri faydalandırmaları gerekir. Özellikle taş bilimi konusunda daha etkin eğitim imkanları sağlanması, ustaların mevcut bilgilerini kitlelerle paylaşarak bu işin ehil ellerde yaygınlaşmalarını sağlamalarının sektörümüze katkısı büyük olacaktır.


 


Ülkemizin her gün gelişen dünya piyasalarında adını duyurabilmesi ve söz sahibi olması, global markalar arasına kendi mensuplarını sokabilmesi için bulunmaz fırsatlar sektörümüzde mevcut. Gerek insan kaynakları, gerek kültürel miras, gerekse konumu ve yapısı ile ülkemizin dünya markalarına sahip olmaması için hiçbir neden yok. Bu fırsatı daha fazla geciktirmeden sektör teşvik edilmeli, biraz once bahsettiğimiz ÖTV gibi engellemelerden arındırılmalıdır.


Üniversite ve bünyelerinde kurulacak laboratuarların bilimsel verilerle etik ilkeler çerçevesinde değerlendirme ve incelemeler yapması sektörümüze güven kazandıracak ve dünyada tercih edilen markalara sahip olmamıza öncülük edecektir.


 



Sayar Pırlanta

Yusuf Yasef Abuaf


MÜTAD Yönetim Kurulu  Asil Üyesi


Öncelikle tüketiciyle direk alakalı değil ama ithalatçıyla alakalı olan bir ÖTV sorunumuz var. Eskiden KDV’yi en azından bir ihracat yaptığımızda geri alma gibi bir durumumuz vardı. Şimdi ise geri alma ümidimiz olmadan ÖTV ödüyoruz. Hiç geri almamak kaydıyla % 20 gibi bir ödememiz var ki umarım o da yakında çözümlenecek. Bunun dışında en önemli sorun sistemin belli  ciddi prensiplere oturmamış yada oturtulamamış olması. Zaten bizim derneğimizin kuruluş amaçlarından biri de odur. Daha profesyonel bir düzeye, seviyeye gelmesi.


İş resmi sertifikalı taşa geldiği zaman herkes çok iyi biliyor ama konu sertifikasız taşa ulaştığı zaman bu kaliteyi herkes kendine göre bir tarafa çekiştiriyor. Ülkemizde bunlar belli bir standarda oturmuş değil. Derneğimizin bir amacı da bunun daha resmi ve daha bilinçli bir seviyeye aktarılması. Hem satın alan, hem de satan kişiler açısından olayın daha bilinçli en azından kalıplara uygun bir şekilde olması da çok önemli.


Bunun çeşitli eğitici broşürlerin dağıtılması, meslek içinde olan arkadaşlarımızın eğitilmesi için yapılan kurslar oldukça faydalı. En başta esnafımızın bilinçlendirilmesi ve takiben yapılacak olan broşürlerle halka kadar indirgenebilir. Bunun sonucunda pırlanta konusunda kimin ne dediği, neden bahsettiğini anlaşılsın. Havada uçuşan bir takım “H” color’lar “D” ler “I” lar olmasın.


Derneğimizi bu konularda bir otorite olması açısından çok olumlu buluyorum. Sorunların giderilmesi için zaten önceden beri böyle bir şey yapılmalıydı. Tüm bu çalışmalarda bir payımız olursa en azından mutlu olur ve seçtiğimiz ideallere daha yaklaşabiliriz diye düşünüyoruz.



Tüm bu konularda esnafımızın bilgilendirilmesi lazım. Bilinçsiz ve art niyetli şekilde bu ticareti yapanı kendi içimizden uzaklaştırmamız hem kendimiz hem mesleğimiz hem de çevreden gördüğümüz itibar açısından çok önemli.


 



Ariş

Kerim Güzeliş


MÜTAD Denetim  Kurulu  Asıl Üyesi   


Derneğimiz fikir olarak çok olumlu ve sektör için çok gerekli. Tabii her zaman olduğu gibi bu tür kuruluşlar eğer amacına tam olarak hizmet ederlerse ve amaçlarının arkasında olurlarsa daima iyi neticelerle faydalı oluşumlar sağlarlar. Doğruları ortaya koyup, ihtiyaçlarımızı karşılayacağını temenni ediyorum.

El birliğiyle dernek piyasamızda bir aracı ve otorite olabilir. Bunun yanı sıra  tüketiciyi korumak ve yanılmaması adına da bir düzenleme yapabilir.


Bana göre bizim meslekte en önemli sorun sertifika olayı. Verilen taşların kalitesini kişinin istediği şekilde beyan ediyor olması. Tabi herkesi söylemiyorum ama bazı kişiler tüketiciyi yanıltıyor olabilirler. Ben bunu hep önümüzde önemli bir çıkmaz olarak görüyorum.


Bunun yanında tek beklentimiz şu anda büyük bir baskı unsuru olan ÖTV'nin bir an önce düzenlenmesi ve bir taş borsasının altyapısının hazırlanması lazım.


Mücevher taşlarını konusunda müşteri gittikçe daha bilinçli oluyor, araştırma yapıyor, internete giriyor çeşitli araştırmalar yapıyor ve bizlere geldiğinde daha bilgili geliyor.


Fakat tüm bunlarla beraber piyasada oyuncular çoğaldı. Ben bunu iyi karşılıyorum. Yani üreticiler ve bu işin içinde olanlar gittikçe çoğalıyor ve doğal olarak bir rekabet ortamı doğuyor. Bu arada piyasadaki tüm arkadaşlara kaliteden ödün vererek fiyatla rekabet yapmamalarını tavsiye ediyorum.


 



Dereli Gems

Ediz Dereli


Mücevher Taşçıları Derneği sektörümüze çok ama çok katkılar sağlayabilir. Derneğin diğer ilgili yerlere yakın olup, bir sinerji oluşturması gerektiğine inanıyorum. Bence doğru kurumlarla yakınlık sağlanırsa bu derneğin çapının da farklı olabileceğini düşünüyorum.


Derneğimiz mücevher taşlarının bilinirliğin artması için sektörel seminerler, kurslar düzenlenmeli. Bununla ilgili gerek medyayı kullanarak, gerekse yeni açılan kanalları, sektörel olan dergileri, yayın organlarını kullanarak taşların daha fazla ve doğru tanınması için hepimizin müşterilerimizi bilinçlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.


Türkiye’ de bir mücevher taşçısının en önemli problemlerinin başlıcası bilgisiz kullanıcı, ağır gümrük mevzuatı ve ÖTV’dir. Tabiî ki biz bunun ciddi bir rekabet sıkıntısı olduğuna inanıyoruz dünyanın hemen hemen hiçbir yerinde % 20 ÖTV , ondan sonra KKDF gibi uygulama yok. Bu sebepten dolayı bizim son kullanıcımıza ürünler olması gerektiğinden daha yüksek fiyatlarla ulaşıyor. ÖTV yi muhakkak ve muhakkak en fazla %5, %6 civarlarına çekmek lazım. Bu tarz bazı kolaylaştırmalar olursa bence ihracat çoğalır. 


Mücevher taşlarını insanların çoğunun maneviyatını ortaya çıkarmak için kullandığını zannetmiyorum. Bizim kullandığımız genelde modayla, genel eğilimlerle ilgili olarak bunu kullanıyorlar yoksa Hindistan’daki kadar çakranın etkileri yada taşın insan üzerindeki etkileri, pozitif ve negatif etkileri gibi konularda halkımızın çok bilgili olduğunu zannetmiyorum.


 



Zen-Blue Diamond

Emil Güzeliş


MÜTAD’ın piyasaya tabiî ki büyük katkıları olacaktır. Ancak şu anda konuşmak için erken.

Derneğin amaçları yazılıdır. İcra komitesi de var zaten. Bazı üyeler sırtlarına görevler almıştır ve almaya da devam edecektir. Bizden bir şeyler istendiğinde biz de elimizden geleni yapmaya çalışacağız.


Bizce sektörün en önemli problemi ÖTV’nin %20 olması. KDV ve ÖTV şeklinde üzerimizde % 20 gibi ek bir yük var. Bu kaldırılırsa sektör rahat eder, ihracatını kolay yapar. Bir borsa kuruluyor. Yatırımlar olabilir, yurt dışından firmalar buraya gelebilir. Onun dışında vadelerin uzunluğu ve tahsilatlarda riskin yüksek olması sektörümüzün problemleri.


Son yıllarda Türkiye’de eğitimlerin önemi çok büyük. Pırlanta eğitimleri Blue Diamond’un katkılarıyla başladı. Daha sonra Harmony Akademinin ve İKO’nun yaptığı katkılarla şu an oldukça fazla bilgi var.

Kuyumcularımız taşlarla son derece ilgili. Benden daha çok bilgili kuyumcularla tanışıyorum artık. Kurslara devam etmiş, oradan alt yapısını sağlamlaştırmış, internetle ve diğer yazılı şeylerle geliştirmiş birçok kuyumcuyla görüşüp tanıştım bu güne kadar.


Artık pırlanta gerçeği anlaşıldı, birçok firma pırlantaya da girdi. Bundan da anlayacağımız gibi böyle bir tüketim de başladı. Ayrıca o firmanın büyümesi ve yatırım yapması için satılan malların parasının geliş tarihleri de belli olmalı. Bunu anlatmak gerek insanlara. Bununla ilgili işte bu kurulan dernek, diğer derneklerde dostlarla sohbetlerde bunu dile getirebiliriz. Müşteriye karşı mal satımında peşin istemeyi öğrenmeliyiz, çekleri istemeyi öğrenmeliyiz.


 



Diyamandi

Ercan Hendek


MÜTAD Yönetim Kurulu Üyesi 


MÜTAD’ın önümüzdeki günlerde daha da gelişeceğine inanıyorum. Yeter ki biz sıkıntılarımızı çözmek için birlik içersinde olmamız gerektiğini anlayalım. Çünkü aynı işi yapıyoruz, çünkü aynı işi yapan insanların ihtiyaçları da aynı. Dolayısıyla, birlikte olmanın faydasını öğreniyoruz. Bunun ilerde daha da gelişeceğine inanıyorum.


İşin işleyiş tarzıyla alakalı yasal düzenlemeler birbiriyle örtüşmediği için birtakım sıkıntılar çekiyoruz. İmkanlarımız, iş bağlantılarımız, müşterilerimiz her şeyimiz var. Fakat ne yazık ki bir takım yasal sıkıntılar yüzünden gücümüz ölçüsündeki performansta çalışamıyoruz. Bu konudaki problem çok yüksek ÖTV olması. ÖTV’nin bir an önce makul seviyeye gelmesi lazım ki, hem rahat çalışalım, hem de dilediğimiz performansı gösterelim.


İkincisi piyasadaki yeterli, işle alakalı yeterli bilgi olmamasından dolayı olan sıkıntılar. İstanbul dünya piyasasıyla daha çok bağlantılı olduğu için yeterli bilgisi olmayanında o bilgiyi edinme şansı var.


Esnafı sattığımız ürünlerle alakalı bilgilendirmek için kendimizin başlattığı kurulum aşamasında olan Pırlantayla alakalı laboratuar çalışmalarımız var. Mümkün olduğu kadar bu konuda esnafında, nihai tüketicinin de bilgilendirilmesi lazım. Esnafın ne aldığını ve ne sattığını bilmesi lazım. Kısa vadede bazıları yaptıklarını kar zannetseler bile uzun vadede nihai tüketiciyi küstürürler ve güven ortadan kalkarsa  zaten ticaret de yavaş yavaş biter.


 



Vivo Diamond

Mevlüt Yavuz


Yeni kurulan derneğimizde şu anda eksikler var. En kısa zamanda bu eksikleri tamamlayıp, daha düzgün, daha pratik bir şekilde yapılması gereken neyse yapılmasını istiyoruz. Derneğin arkasında durmamız, destek vermemiz lazım. Yumruğu hep beraber, birlikte bir yere vurmak lazım. Olumsuz işler varken hep beraber üzerine gitmek lazım. Olumlu olanlarında da yine hep birlikte olmak lazım. Eğer bu işten hep birlikte ekmek yeniyorsa, bunun kıymet ve değerini bilmemiz lazım. Bunun yanında ehliyetsiz, olur olmaz insanlara da bu işi yaptırmamak lazım. 


İnsanların Türkiye’de bu işi tam olarak bilerek yaptığını ben pek zannetmiyorum. Sadece babadan kalma yöntemlerle bu işi yapıyorlar. Ama son zamanlarda yapılan eğitimler sayesinde insanlar biraz daha bilinçlenmeye başlandı. Son zamanlarda bazı firmaların yaptığı eğitimler bu alanda insanları bilinçlendirmeye çalışıyor. Tabiî ki bu bizim satışımızı da artırıyor. İnsanlar bu işi ne kadar bilirse, bizim işimiz o kadar artıyor.  En azından müşterilerini doğru yönlendiriyorlar. Bilinçli tüketici daha çabuk ve daha kolay alışveriş yapıyor.


Şu anda mücevher taşları sektöründeki en büyük sıkıntı yüksek ÖTV vergisidir. Bunun yanında birçok firmanın  kayıtsız, kaçak yollardan yurt dışından getirdiği mallar da bizim satışımızı etkilemektedir. ÖTV’nin yüksek oluşu bu işlerin yasallığını etkiliyor. ÖTV’nin kaldırılması veya onun yerine daha düşük oranlı bir KDV’nin konulmasıyla problemlerin çözüleceğine ve daha şeffaf çalışılacağına  inanıyorum.


Mücevher taşlarına Türkiye’de sanki sıradan bir iş gibi bakılıyor. Aslında bunu da biz kendimiz yarattık.  Bu işin ne kadar disiplinli, ne kadar zor şartlar altında yapıldığını biz insanlara yansıtmamaya çalışıyoruz. Şu anda sermaye olarak en kolay sermayeye ulaşılabilecek sektörlerden bir tanesi bizim işimiz.


 



Dokuz Eylül Üniversitesi

Yrd. Doç. Dr. Murat Hatipoğlu


MÜTAD Denetim  Kurulu  Asil Üyesi   


Bir dernek kurulması yıllardır şiddetle inandığım ve olması gereken bir fikirdi ve bunu bütün profesyonellerle paylaştım. Gerek hükümetin, gerekse sektördeki profesyonellerin birbirlerine olan güveninin artması ve bilhassa devletin mücevher taşlarıyla ilgili yapacağı çalışmalarda fikir alabileceği bir sivil toplum örgütüne ihtiyaç vardı. MÜTAD bunların yerini doldurabilecek güzel bir organizasyon. Derneğin ilk olarak hükümetle ve resmi kurumlarla bir sivil toplum örgütü olarak kendini anlatabilecek çalışmalar yapması, ikincisi kendi üyeleri arasında dayanışmanın ve bilgilendirmenin sağlanmasını yapması, üçüncüsü de halka karşı olan vazifelerini tamamlaması durumunda büyük bir saygınlık kazanacaktır.


2008 yılını Türkiye’de artmakta olan bir trendin, yani mücevher taşlarına halkın ilgisinin arttığı yıl olarak düşünüyorum. Böyle bir yılı Mücevher Taşçıları Derneğinin çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. En önemli sivil toplum örgütlerinin bir kere bu konuda Türkiye’deki üyeleri arasında bir birlik sağlamalı. Onlara gerçekten bir dayanışma yuvası hissi vermeli. Bunun yanında da gerçekten ülkemizde önemli ihtiyaç duyan halka ve esnaflara hem eğitsel faaliyetler, hem de seminer ve konferanslarla mücevher taşlarının bilinen 5-6 çeşit değil çok daha fazlasının olduğunu anlatılması ve terminolojisinde çok yanlış olan doğal sentetik ve  taklit kavramının insanlara en doğru bir şekilde anlatılabileceği bir ortam yaratılması gerekiyor. Bu önemli bir misyondur. Eğer bu aşılırsa halkın taşlara olan güveni artacaktır. En önemlisi Mücevher Taşçıları Derneğinin gerçekten kendini çeşitli faaliyetlerle birinci muhatabı olan devlete, resmi kurumlara derneğin profesyonelce neler yapabileceğini anlatabiliyor olması gerek.


Türkiye’deki konuyla ilgili en önemli sorunların 1.’si Gemoloji ve mineroloji bilgisi yok. 2.si Halka güven verecek alışveriş kültürü yok. 3.’sü bunların test edilebileceği hakem pozisyonunda kurumlar yok. 4.’sü ise MÜTAD’ın kuruluşuna kadar ilgili konuda herhangi bir sivil toplum kuruluşu yoktu.


Türkiye’de belli sayıda tanınan taşları hem profesyonellerin, hem de halkın yeteri kadar bildiğini, sanmıyorum. Ancak belli bir kültür seviyesine ulaşmış, kendini yetiştirmeye çalışmış ve gittiği satıcıya güvenen kişilerin konuya itibar gösterdiğini ve tanıdığını düşünüyorum.


Mücevher Taşları ile ilgili diğer problemler ise; 1.si bunlarla ilgili tam, eksiksiz bir yasa yok. 2.si bunların alım satımıyla ilgili yetkili ve uzman kişiler görevlendirilmemiş. 3.sü ihracatçı birliklerinde bu konuda uzman kişiler yok. Darphane bu konuyla doğrudan ilgili olmasa da bu konuda taraf gibi sunuluyor. Kanunda bu yanlışlık var. Hatta altın borsası, ham elmasın ithalat ve ihracatında yetkili kurum olarak belirlenmiş. Bu da yanlış. Bunlar işte gerekli altyapının hazırlanmayışından dolayı mücevher taşları konusunda gerekli kanuni düzenlemenin yapılmayışına sebep oluyor.


Bir akademisyen olduğum için biz bir nevi devletiz. Devleti temsil ettiğimiz için halkı aydınlatma, mücevher satıcılarına bu konuda istediklerinde bilgi verme ve onları doğru bir şekilde yönlendirme konusunda 24 yıldır çalışıyoruz.


Türkiye’de öncelikle eğitsel faaliyetler yapılması lazım. Mücevher taşlarının belirli bir komisyon tarafından, bir sivil toplum örgütü tarafından Türkçe anlaşılır bir şekilde izah edilmesi ve isimlendirilmesi gerekiyor. 2.ncisi satıcıların İngilizce isim yerine Türkçe yerleşmiş kelimelerle halka bu taşların isimlerini söylemeleri ve empoze etmeleri gerekiyor. 3.üncüsü bu konuda otorite olmuş kişilerin hazırladığı kitapların bir konsensus içerisinde, bir sivil toplum örgütü içerisinde halka kolayca veya profesyonellere kolayca ulaşabilecek şekilde dağıtılması gerekiyor.


Bir diğer önemli husus profesyonellerin bazen de halkın kısa süreli eğitsel olarak bilinçlendirilmesi için seminerler,  kurslar ve buna benzer eğitsel çalışmaların yapılması gerekiyor. Bununla beraber gemolojinin Türkiye’de yerleşebilmesi için gerek profesyonellerin gerek halkın, gerekse akademisyenlerin üzerine düşen vazifeleri yapmaları gerekiyor.


Gemolojik incelemelerde profesyonelce kurulmuş laboratuarlar yanında, akademisyenlerin denetlediği ve profesyonel kişilerin de itibar gösterdiği ilave laboratuarlar kurulması, bunun yanında özellikle kuyumcu odalarının da bu konuya önem göstermeleri gerekiyor. Belli bir güven doğana kadar mücevher taşlarının halka sertifikayla satılması çok gereklidir.


Çok önemli bir başka konu ise, satılan taşın zaman içerisinde fiyatından belli bir miktar düşülse bile geriye alınabilme garantisinin verilmesi. Bu durumda halkın mücevher taşlarına olan ilgisi artacak ve de güven gelecektir.


 



Truva

Adem Kalkan


Ben şahsen derneğin ilk kuruluş aşamasından beri içinde olan birisi olarak gerekliliğine ve ihtiyacımıza çok inanıyorum. Bugüne kadar bizim sahamızda hiçbir otoritenin olmaması piyasada bir çok konuda yanlışlara ve eksikliklere yol açıyordu. Birliğimizle konumuzla ilgili pek çok yanlışın giderileceğine ve ortak çözümler bulunabileceğine inanıyorum.


Önde gelen sorunlardan birisi de ülkemize gelen ve cepte, çantada illegal olarak mal satan insanlar. Bu kişiler çok gariptir ki her yerde, çok rahatça işlerini görmekte ve ciddi bir haksız rekabete yol açmaktadırlar.


 



Recep Cümbüş

Recep Cümbüş


MÜTAD Yönetim Kurulu Üyesi 


Mücevher taşçılarının bir dernek kurması güzel, çok iyi bir şey. Bu güzel olmanın yanında büyük bir ihtiyaçtı. Pırlantacısı, taşçısı, incicisi olarak herkesin bir çatı altında toplanması, bir dernek olarak bir araya gelmesi sesini duyurabilmesi açısından iyi bir şey, olumlu bir şey. Mücevher taşlarının daha fazla ve doğru tanınması için eğitimler verilebilir. Bununla birlikte reklam yapmalı ve bunlar yazılarak, basılarak ve çoğaltılarak halka duyurulmalı.

İnsanlar, dünya kurulduğundan beri, eski bir gelenek, eski bir takı türü olan incinin peşinde koşuyor. Eski bir takı olduğu için gözde ve sürekli isteniliyor. Buna cevap verilmesi için de çok çeşit bulundurmak gerekli. Müşteriye, halka  ancak o geniş çeşide girildiği zaman cevap verebiliyorsunuz.


Piyasamızdaki problemlerin en başta geleni bence son yıllarda yurt dışından gelip de dükkanları dolaşıp pazarda satar gibi hiç risk almadan faturasız ne olduğu belli olmayan malları kapı kapı satanların sayısının çok artması. Esnaf da bilmeden, ucuz diye alıp her türlü malı aynı sanıp herkesi aynı kefeye koyuyor. Bence en önemli yapılması gereken şeylerden biri pazarcı dediğimiz esnaf türünün önüne geçebilmek ve bunun için bir şeyler yapmak. Yurt dışından izinsiz ruhsatsız gelen ve halkı yanlış bilgilendirerek aldatan insanlar var. Hintlisi, Çinlisi faturası irsaliyesi olmadan ülkemize geliyor ellerinde, ceplerinde mallarını satıyor.


Mücevher taşlarını insanlar genelde çok iyi bilmeden kullanıyorlar.  Bazıları itimat üzerine alıyor ve kullanıyorlar. Ama % 80’i bilinçli değil bence.


 



İstanbul Teknik Üniversitesi

Sezai Kırıkoğlu

Dernekler toplum hayatının vazgeçilemez parçalarıdır. Bu nedenle kuruluşu çok gerekli ve yararlı buluyor ve destekliyorum. Ancak kurmakla herşeyin bitmiş olacağını sanmak yanlış olur. Derneğin faaliyetleri, ele alacağı konular, bunlarla ilgili olarak yapılacak çalışmalar ve elde edilecek sonuçlar çok önemli. Yapılan her katkının çok önemli olduğunu ve sektörün gelişmesine çok önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.. Bunu bizlerden başka kimsenin yapamayacağı ortadadır.


Bence konumuzla ilgili dünyadaki gelişmeler çok yakın takip edilmeli. Analiz edildikten sonra sektörümüz ve toplumumuz ile paylaşılmalıdır. Derneğe daha fazla üye kazandırılıp faaliyetlerin yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.  Ulusal ve uluslararası fuarlarda aktif olunmalıdır. Derneğin Gemoloji derneği ile olan hukuku açıklığa kavuşturulmalıdır. MÜTAD veya Gemoloji Derneği veya her ikisi birlikte görevleri paylaşarak daha aktif çalışmalıdır.


Mücevher taşları aslında Türkiyede oldukça yenidir. Toplumun tüm kesimlerinin kıymetli taşlar hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bilgilendirme devlet, eğitim kurumları, sektör ve sivil toplum örgütlerinin yapacağı aktiviteler ile mümkün olabilecektir. Bunun için de zamana ihtiyaç vardır. Özellikle elmas, yakut, safir ve zümrüt ile inci, kehribar, türkuaz ve granat hakkında çok derinlemesine olmasa da toplumumuzda belirli düzeyde bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Geriye kalan taşlar ile ilgili çok yoğun bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.


Mücevher taşlarıyla ilgili yasal düzenlemeler ile ilgili olarak İTÜ bünyesinde 2005 yılında gerçekleştirilen  Uluslararası Değerli Taşlar ve Metaller Sempozyumu Bildiriler kitabı iyi bir kaynak niteliği taşımaktadır. Diğerlerinin yanısıra Murat Hatipoğlu ve benim  tarafından hazırlanan Türkiye’de Kıymetli Taşlar Borsasının Kurulmasının Gerekliliği ve Önemi başlıklı makalede konu ile ilgili somut öneriler yer almaktadır.


 



Cantaş

Özcan Özbıçakçı


Derneğimiz henüz çok yeni fakat bir araya geldikçe ve karşılıklı bilgi alışverişi olduğu sürece her şeyin daha da ileriye gideceğini düşünüyorum. Bizleri bu sorunlara karşı müdafaa ve muhafaza etmek amacıyla kurduğumuz bu derneğin en büyük görevlerinden bir kaçı yukarıda bahsettiğim konulardır. Aramızdaki iletişim ve çalışmalarımızla sektördeki sorunların yavaş yavaş azalacağına inanıyorum.


Bana kalırsa, sektörün yani biz mücevher taşçılarının en büyük sorunlarından biri problemli insanların sizle yaptığı ticaret sonrasında bir başka kişiden veya firmadan kolayca kredi bulabilmeleri.


Mücevher taşlarının ülkemizde son 5 - 6 senedir belli bir yere oturduğuna inanıyorum. Ama hala oturmamış bazı şeyler de var elbette. Bunların belki de ilki insanların renklerle ilgili sorunları. Pırlantada herkesin dilinde  “H color” diye bir laf dönüp duruyor ama gelin görün ki kullanılan gerçekten H color mudur o da bir şaibe tabi.


Mevzuatlar konusunda gerek ithalatçı, gerek imalatçı, gerekse satıcıların en büyük problemi herkes bir kaos içinde, ÖTV ve KDV kafamızı karıştırmış durumda. Bunun daha kolay daha anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde yasal düzenlemesinin yapılmasının çok daha mantıklı olacağına inanıyorum.


 



Fancy Gems


Zekeriya islam



Ülkemizdeki mücevher taşçılarının bir araya gelerek dernek kurulmasının tüm sektör için hayırlı ve faydalı olduğuna inanıyorum. Mücevher Taşçıları Derneği’nin Kapalıçarşı’da daha fazla esnafla daha fazla irtibata girerek sektöre fayda sağlaması bence çok faydalı olur.


Bir mücevher taşçısı olarak bence Türkiye’de mücevher taşçılarının en önemli problemi kıymetli değerli taş yerine sentetiklerin satılmasıdır.


 



Opal Mücevherat

Agop Hekimoğlu


MÜTAD Denetim  Kurulu  Asil Üyesi   


Mücevher taşçılarının bir dernek kurarak bir araya gelmesine çok olumlu yaklaşıyorum. Derneğin hem müşteriler, hem bizler için faydalı olacağına inanıyorum. Mücevher taşlarının daha fazla doğru tanınması için dernek olarak bunları çeşitli basın yayın ve televizyon kanallarıyla irtibata geçip konuyla ilgili programlar da düzenlenmeli.


Bir mücevher taşçısı olarak karşılaştığım en önemli problem ithalat. İthalat işleminde taşı tanımadıkları için darphaneye sevk ediyorlar. Darphane sevk edildiği zamanda her istediğim zamanda bilirkişi bulamıyorum. Bunun yanı sıra bazı taşların isimleri kanunlarda da yanlış yazılmış. Özellikle bu problem düzeltilmeli. Zamanında konuyla ilgili bilgisi olmayan kişiler tarafından hazırlanan kanundaki listede Ametist yazılı değil diye Ametiste KDV alınıyor. ÖTV de sektörde önemli bir problem.


 



Broker

Uğur – Mustafa Erucan


Mücevher sektöründe geçtiğimiz aylara kadar yetkili ve sorumlu bir müessesenin olmaması bir problemdi. Yani bir çatı altında olmamızın, bir arada olmamızın, yetkili bir merciimizin olmasının bizim için çok iyi olacağına inanıyorum. Kurulan dernekte sorunların tek ses ile, gereken yerlerde daha iyi dile getirileceği ve çözülebileceği kanaatindeyim. Sektörde, mücevher taşlarında tek sesliliğe ve derneğimizin hepimize ve tüm sektöre çok faydalı olacağına inanıyorum. Sorunlar olduğu vakit bunların derneğimiz tarafından dile getirilirse daha ciddi sesler getireceğine inanıyorum.


Son zamanlarda bazı kuyumcular da mücevher yapıyorlar. Fakat bence kuyumcunun işi ayrı, mücevhercinin işi ayrı. Ben burada kuyumcunun işini yapmıyorum. Benim işim mücevher ve taş olduğundan bu bilgimi müşterimle paylaşırım. Konuyla ilgisi ve yeterli bilgisi olmayan kuyumcu taşın rengini temizliğini bilmiyor,yanlış veya eksik bilgilerle alıp satıyor ve üstelik yanlış yönlendiriyor.

­Türkiye’de ÖTV’nin % 20 olması maliyetlerimizi çok etkilemekte ve bu da satışları da negatif anlamda çok etkilemektedir Eskiden % 6,5 ÖTV varken,  % 18 KDV vardı. Ama KDV’yi mahsup edebiliyorduk. Şimdi %20 ÖTV var fakat mahsup edemiyoruz. Bunlar direk maliyete yansıyor. Bu ekstra bir maliyet unsuru ve maliyetlerimiz şişiyor, dışarıdan gelen taşın maliyeti yükseliyor ve rekabet gücümüz olmuyor. Bu da tabiî ki Türkiye’nin bir kaybı.


 



Melis

Hrant Maskafyan


Mücevher taşlarının daha fazla ve doğru tanınmasına bence ihtiyaç yok. Tüketici bilgiye sahip. Esas olarak bilgilenmesi, bilgilendirilmesi gereken devlet.


Bir de ithalat - ihracat mevzuatında Ametist diye bir taş yok ama Topaz var görünüyor. Aynı taşı Ametist dersem getiremiyorum ama Topaz dersem getirebiliyorum.


Bunun yanında siz mal sattığınız gelen müşterinizden sertifikalı bir taşın parasını bile alamıyorsunuz. Ama bir düzey içersinde olacak olsa dükkanın ölçer biçersin, gücün dahilinde oynarsın. Bunun düzene girmesi lazım bu şart yani.


ÖTV ve KDV oranının sıfıra inmesinin veya makul bir seviyeye çekilmesinin sektör açısından çok faydalı olacağına inanıyorum.  Altında ne ÖTV, ne de  KDV var. Sadece işçiliğe KDV kesiliyor.

Fakat resmi makamlarda maalesef anlaşılmıyoruz diye düşünüyorum.


 



Gem Collection

Ali Rüzgar


Sektörde maalesef inci işini fazla bilen yok. Daha doğru ve fazla tanınması için derneğimize oldukça fazla iş düşüyor. Mücevher Taşçıları Derneği sayesinde çok iyi çalışmalar yapılabileceğine inanıyorum.


Bence Türkiye’de mücevher taşçılarının en önemli problemi müşterilerden para gelmemesidir.

Ayrıca, şu anda, mücevher taşları ile ilgili yasal düzenlemelerde ÖTV ve KDV çok yüksek. Bu sebepten dolayı yurt dışından alış veriş ülkemizin insanlarına daha cazip geliyor. Türkiye  neden Dubai gibi bir serbest bölge olmasın ? Bundan dolayı ÖTV ve KDV kaldırılmalı diyorum. Bence derneğin yapması gereken en acil şey ÖTV’yi düşürme konularında ilgili makamlara tavsiyede bulunması. Bunun sonucunda mallarımızı çok ucuza satarak diğer ülkelerle daha rahat rekabet edebiliriz. Ondan sonra biz burada her yere mal satarız, arabada satarız, şurada burada mal satarız, satarız yani.


 



Gördes İthalat İhracat Ltd.Şti.

Reşat Karatay


Mücevher taşçılarının bir dernek olarak bir araya gelmesi güzel bir hareket. Olması gereken bir şeydi.


Piyasada para ile ilgili problemler var. Bazıları mal satmaya çalışır ama ben mal satmaya çalışmam. Parasını alamayacağım malı satmaya çalışmam. Ödeme bence satıcıların politikasına bağlıdır


Müşteriler taşları illa bir şeye şifa olsun diye mi alacaklar? Hayır tabiî ki. Genelde bilerek alıyorlar. Yani öyle ezbere mal, taş satamazsınız.


Sektör güçleniyor, insanların mücevher taşlarına olan meyilleri artıyor. Eskiye nazaran sektör çok çok ileride. Bizde tanıtım broşürleri,  reklâmlar, hazırlıyoruz.  Web sitesi hazırlattık bu tür tanıtımlar için.

Tabiî ki tanıtım çok gerekiyor.


 



Kahraman Kuyumculuk & İnci

Mehmet Aktaş


Bir mücevher taşçısı olarak, Türkiye’deki en önemli problemlerin birincisi haksız rekabet olduğunu düşünüyorum. 2. Esnaftan dönen iadeler 3. Esnafın hala bunun parayla alınacak bir emtia olduğunu anlamamış olması. 4. Ödemelerin geç kalması. Bunun yanında isteyen 1 kilo altın ile dükkan açıyor. Ardından çantacılar gidip o firmaya 30 kilo kredi verirse bu sektör geri gidecektir.


Ülkemizde mücevher taşlarının daha fazla ve doğru tanınması için ben Reklam, reklam, reklam, bilgi, bilgi, bilgi ve eğitim şart diyorum.


Dernek umarım muvaffak olur. Bundan sonra konuyla ilgili yasal düzenlemeler de iyileştirmeler yapılırsa eminim çok büyük faydaları olur. İncide şu anda KDV yok, ÖTV var. Bu durumda, ÖTV’nin kalkması işlere biraz daha performans katabilir.


Mücevher Taşçıları Derneği ilerleyen zamanlardaki faaliyetleri ile eminim ki mücevher taşı ticareti yapanlara, sektöre ve tüm ülkeye faydası olacak bir dernek olacaktır. Çalışmalarını tamamıyla destekliyorum. Ama öncelikle esnafı konumuzla ilgili bilgilendirmek şartıyla.  Esnaf daha taşı bilmiyor ki taşçılar derneğini bilsin. Önce taşı öğretelim sonrada derneğin yolunu onlar öğrenirler.


 



Diamond Center

Rıfat Tavukçuoğlu


Piyasada mücevher taşçıları olarak birlik olmamız lazım. Bugün mesela biz nasıl elimizi kolumuzu sallayarak Hindistan’ a, İsrail’e gidip orada istediğimiz gibi cebimizde taş satamazsak bir Hintlinin veya resmi bir hüviyeti olmayan herhangi birinin gelip burada bu kadar rahat taş satamaması lazım. Bizim bugün toptan aldığımız firmalar gelip bizim en son perakendeci müşterimize dahi mal satıyor. Bizden vadeli alanlar ise belki onlara bir şekilde peşin ödüyor. Bu da ben kendi taşımı kendim alıyorum oluyor. Bence düzgün bir şekilde çalışılırsa derneğin yararı olur.


Toplantılarda konuştuğumuz şeyler gerçekten uygulanırsa, orada insan kendi reklamını yapmayıp doğruları anlatırsa bize çok büyük yararı olur. Yararı olmayacaksa o kadar insanın orada işi olmazdı. İnşallah hayırlı olur. Ben hayırlı olacağına inanıyorum.


Sektörümüzün en büyük problemleri ÖTV’nin yüksek olması, dışarıdan gelen taşçıların rahat bir şekilde vergi vermeden taş satmaları, bazı aynı sektörden olan arkadaşlarımızın yanlış ve eksik bilgilerle taş satmaları. Bu  büyük toptancıları sıkıntıya sokuyor. Birde konumuzda piyasada bir otoritenin ve standardın olmaması bence en büyük dert.


KDV yi zaten bir şekilde kaldırdılar. ÖTV’de  düzeltilirse kanunlarla ilgili daha da rahat ederiz. Ama bunun zararları nelerdir onları da düşünmemiz lazım.


Altının satışının artışıyla paralel pırlanta sektörünün hızlanması ve  JCT’nin yaptığı reklamlarla son tüketiciye kolay ulaşılması herkesin bu piyasaya bu pastaya çok sıcak bakmasına neden oldu. Yalnız bu işi bileninde bilmeyeninde yapması, ama bilmeyenin bilmeden yapması profesyonelce yapanlara çok büyük zararlar veriyor. Yanlış üretimler, yanlış satışlar pırlanta alıcısını da etkiliyor. Bu arada kuyumcular odasının yaptığı veya bizim derneğimizin yaptığı veya özel kuruluşların yaptığı bilgilendirme ve kursların insanlara çok yararı var. Üreticilerin bilgilendirilmesinin satışlarımızın artmasını çok güzel bir şekilde etkiyeceğine inanıyorum. Mücevherler tamamen sertifikalı satılabilir, reklamlar yapılabilir, kurslar açılabilir. Hatta halka indirilebilir bu kurslar. Bu da herkesin satışının daha düzgün ve düzenli şekilde yapılmasını sağlar.


 


Son alıcılar bizim çok lüks tüketici malları sattığımızı ve bunu da çok büyük karlarla sattığımızı sanıyorlar. Aslında lüks bir mal satıyoruz. Ama bunun bir kaide olması lazım yurtdışında Türkiye’deki gibi geri alışlar yok. Bir de halk bize güvenmiyor, bu güveni sağlamalıyız. Piyasada yaşanan tüm sıkıntıların, altıncılarda olduğu gibi daha bir düzene girmesi, bir standarda oturması gerekiyor.


 



Stone

Murat Zor


Bu kadar değerli ve özel anlamlar içeren değerli ve yarı değerli taşlar, satın alan için gerçekliğinin önemini arttırmaktadır. Satın alınan bir taşın gerçekliğinin en önemli kanıtı, alış veriş yapılan firmanın köklü ve sağlam olmasının yanında, o taş için verilen sertifikadır. Oysa mücevher taşları sektörüne baktığımızda sektördeki en önemli sorunlardan biri ise sertifika karışıklığıdır. Öncelikle, sertifikanın anlamını çok iyi bilmek gerekir.


Pek çok yerde, satılan mücevherlerin üzerindeki taşlar için, satan firma adına, firmanın kendisinin matbaada bastırdığı sertifikalar verilmektedir. Bu şekilde verilen sertifikanın, satışı yapan firmanın taahhüdü dışında, uluslararası piyasalarda bir geçerliliği yoktur.


Oysa, laboratuar onaylı sertifika mücevher veya taş satan kişinin, yaptığı satışın arkasında olması ve belgelendirmesi adına çok önemlidir. Uluslararası geçerliliği olan sertifika konusunda dünyada ve Türkiye’de çalışan belli başlı bir kaç kurum vardır.


Bu tür yanlışların önüne geçilmesi için, devletin ilgili birimlerinin dikkati çekilerek, konuyu bilen kuruluşlar, laboratuarlar, üniversiteler ve firmalarla iş birliği içerisine girilmesi, gerekli kanunların çıkartılması gerekiyor. Bu amaçla, mücevher taşları konusunda faaliyet gösteren Türkiye’nin önde gelen pırlanta ve renkli taş ticareti yapan firmaları bir araya gelerek Mücevher Taşçıları Derneği’ni kurdu.


Bilgi, bu sektörde faaliyet gösterenler için çok önemli. Konuyu bilmek ise zaman ve emek istiyor. Ayrıca bu konuda pratikle eğitimi birleştirmiş eleman bulmak mümkün değil. Tüm bunlarla beraber bilinçli yapılan yanıltmalar veya bilgisizlikten kaynaklanan hatalar bu konuda faaliyet gösteren herkesi ciddi olarak ilgilendiriyor. Tabii bu arada Türkiye’de doğal taşlar konusunda başvurulabilecek kişi ve kurumların sayısı sanırım sadece bir kaç tane. Bu durumda,  kanun tasarısı hazırlanırken ilgili kişilerin doğru bilgi alma şansları da çok az oluyor.


Üretici firmalardan tutun toptan pazarlamacılara kadar bir çok kişi de taşları çok iyi bilmiyor. Oysa doğru bilgiyle ve doğru malla insanlara hizmet verebilmek için, konunun kaynağına kadar gitmek veya en azından bu konuda temel bile olsa bilgilenmek gerekiyor. İyi ve doğru bir fiyatlandırma için bir taş nerede, kaça satılır bunu iyi bilmek gerekir. Bilginin artmamasında Türkiye’de değerli ve yarı değerli taşların ham olarak yeterli miktarda olmaması, ya da iyi kalitede olmamasının da çok büyük bir etkisi var.


 



Kervan & Fantasia

Naki Bükçün


MÜTAD Yönetim Kurulu Üyesi 


Derneğimiz aslında iyi bir oluşum. Önümüzdeki zamanlarda bu konulara mutlaka büyük bir değer katacağına, mücevher taşlarının kullanımının arttırılmasına ve taşların daha iyi tanınmasına yardımcı olacağına inanıyorum.


Mücevher taşlarının daha doğru tanınması için doğru bilgilendirme yapmak lazım. Daha profesyonel ellerde olması, taşların analizini yapacak laboratuarların kurulup yaygınlık kazanması lazım.  Kuyumculara da bu konuların daha çok anlatılması lazım.


Konumuz açısından, birkaç yıl öncesine göre daha iyi durumdayız ama yeterli değil. Zaten Türk kuyumculuğunda taşın yeri henüz çok az, yeterince taştan faydalanılmıyor. Eğer kuyumcular bu taşları kullanarak tasarımlar gerçekleştirirse eminim ki satışlarını çok daha fazla arttırabileceklerdir.


Türkiye’deki en önemli problem imalatçıların henüz taşı yeterince tanımaması. Esas problem kalite ile ilgili bilgilendirmenin az oluşu. Böyle bir alt yapı oluşmamış. İkincisi bazen piyasaya stok ürünler düşüyor ve bu stok ürünler yok pahasına satılıyor. Diğer bir problem ise taşların bazılarında boya var. O bakımdan ürün alırken belli firmalardan almakta yarar var.


Bunun dışında ülkemizdeki mevzuatta bir çelişki var. Mesela Kübik Zirkonya’dan KDV alınmıyor ama bir çok yarı değerli taştan alınıyor. Bir de burada % 20 olan ÖTV miktarının çok yüksek olduğunu düşünüyorum.


 
Logolar.

         

Yasal.

İş bu sitede yer alan tüm bilgi, belde, resim, haber ve içerikler sadece altın sektörüne hizmet etmek, sektörle ilgili kişi yada kurumları bilgilendirmek amaçlıdır.

Bizi Arayın.

Kenan GÖRGÜ: 0 533 257 96 93
Uğur Demir : 0 505 708 75 68